Kas Lifleri Türleri ve Aralarındaki Etkileşimleri

Vücudunuzun nasıl çalıştığını ve antreman sırasında neler olduğunu bilmelisiniz. İnsan vücudu uyarlanabilir ve çok yönlü bir organizmadır. Hepimiz genetik, oluşum, metabolizma, yenilenme kabiliyeti ve yaşam biçimi yönünden farklılık gösteririz. Ancak bazı temel bilgileri anlamak, sizi hedefinize daha hızlı ve daha verimli ulaştırabilir. Tüm bilgi ve tavsiyeler ne olursa olsun, daima bedeninizi dinlemeli, denemelisiniz ve sizin için en iyi yolu bulmaya çalışmalısınız.

 

Vücuttaki Kas Lifleri Türleri Nelerdir ve Antremanla İlişkileri Nasıldır?

Vücutta 3 kas dokusu çeşidi vardır.

  1. Kalp Kası
  2. Düz Kas
  3. Çizgili Kas

 

Kalp kas dokusu en önemlisidir. Anlayacağınız üzere kalbimizin kas dokusunu oluşturur. Düz kas grubu bedensel işlevlerimize göre çalışan kas grubudur. Bu konuda en fazla üstünde duracağımız kas grubu ise çizgili kaslardır.

Çizgili kas grubunun temel misyonu iskeletimizi hareket ettirme ve destekleme olanağı tanımaktır böylece duruşumuzu koruyabiliriz. Enerjini ana tüketicisidir ve aynı zamanda enerji ve su için bir depodur. Çizgili kas dokusu hakkında bilmeniz gereken çok önemli bir hususta kuvvet ve dayanıklılık temelini oluşturduğudur. Bu kasta, Tip I olarak adlandırılan bölüm yavaş kasılan liflerdir ve Tip IIa ve Tip Iıb olarak adlandırılan bölüm ise hızlı kasılan liflerden oluşur. Her üç tipte de birkaç özellik farklıdır. Bu farklılıklar aerobik ve anaerobik kapasite, yorulma direnci ve büyüme yetenekleridir.

Her kas tipinin oranı tüm insanlarda benzerdir, ancak burada genetiğe bağlı olarak küçük farklılıklar da vardır. Bazı insanlar biraz daha fazla Tip II kas lifi, ağırlık çalışan sporcularda ve koşu sporları ile uğraşanlarda daha fazla Tip I kas lifleri bulunur. Tip II veya Tip I kasınızı spesifik olarak hedeflemek ve iyileştirmek mümkündür, ancak en üst düzeyde profesyonel seviyeye gelince, genetikle sınırlandırılacaksınızdır.

Genel olarak, alt vücut kaslarınızın çoğunluğunun esas olarak Tip I kas liflerinden oluşmuştur çünkü gün boyu bizi taşıyabilirler. Sonuç olarak üst vücut kaslarımızda daha fazla Tip II kas lifi vardır. Örneğin, kalf kasları tip I kas liflerinin yaklaşık %75’ine sahiptir ve bu nedenle büyük kalf kasları genetik olarak izin vermedikçe sahip olmak zordur. Bunların aksine kol kasları tip II kas liflerini yaklaşık % 55 oranında ve triceps yaklaşık % 60 oranında içerir. 

Tip I ve Tip II kas liflerinin temel tanımına bir göz atalım. Tip I lifler dayanıklılık faaliyetlerinde bulunur. Oksijenin yağ yakarken önemli bir bileşen olduğunun ve aerobik koşullar altında arzın yüksek olduğunun unutulmamalıdır. Bu nedenle, kaslara oksijen sağlayan ve yüksek aerobik kapasiteye ve düşük anaerobik kapasiteye sahip olan birtakım kılcal damarlarla çevrilidirler. Tip I kas lifleri yorgunluğa karşı yüksek direnç ve yavaş kasılma hızına sahiptir. Ayrıca, sadece ağırlıklı olarak düşük / orta yoğunluklarda çalışırlar ve daha düşük bir glikojen depolama kapasitesine sahipler.

Tip I kas liflerinin aksine, Tip IIb grubu tamamen zıt durumdadır. Anaerobik koşullarda aktifleşirler ve hemen hemen sadece kasınızda depolanan glikozu yakarlar; bu nedenle glikojen depolama kapasitesi çok yüksektir. Tip IIb, daha hızlı bir kasılma hızına ve daha yüksek bir anaerobik kapasiteye sahiptir. Bununla birlikte, laktik asidin bir yan ürünü olduğu anaerobik koşullarda glikojen yaktıkları için Tip I kas liflerinden daha hızlı yorulurlar.

Tip IIa, geçişli bir kas lifi olarak düşünülür. Hızlı bir kasılma hızı ve yüksek anaerobik kapasite gibi Tip I’e kıyasla daha fazla Tip II özellikleri vardır. Fakat fark yakıt için glikoz yakan orta / yüksek aerobik kapasiteye sahip olmalarıdır. Bu, Tip IIa kas liflerinin hem aerobik hem de anaerobik koşullarda yorgunluğa karşı daha yüksek bir dirence sahip olmasını sağlar.

Yorum ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir