Eski yardımcısı konuştu: “Löw, Türkiye’ye dönebilir!”

 Eski yardımcısı konuştu: “Löw, Türkiye’ye dönebilir!”
Okunuyor Eski yardımcısı konuştu: “Löw, Türkiye’ye dönebilir!”

1998/99 sezonunda Joachim Löw’ün yardımcısı olarak Fenerbahçe’de görev alan ve daha sonra 2008-2018’de Löw ile yeniden Almanya Milli Takımı için çalışan Heracles Teknik Direktörü Frank Wormuth, Alman teknik adamın Fenerbahçe yıllarını anlattı. İşte Frank Wörmuth’un spox.com’da yer alan röportajından öne çıkanlar:

“F.BAHÇE’DEKİ FOTOĞRAFINI ATTI”

“Löw ile Fenerbahçe’de çalıştınız. Birlikte geçirdiğiniz zamanı düşününce, aklınıza ilk gelen şey nedir?”

– Sadece birkaç gün önce Löw bana kimsede olmayan bir fotoğraf gönderdi. O zamanlar hala genç ve yakışıklıyız. İki Türk ile bir masadayız. Bir anda Fenerbahçe’de yaşadığım her şey aklıma geldi. Aklımda en çok yer eden şey Türk zihniyetiydi. O zamanlar futbolda sadece siyah ve beyazın olabileceğine, arada başka hiçbir şeyin olmayacağına inanmıştım. Eğer bir mağlubiyetten sonra gerçek manada hayatta kalabildiyseniz, hayatta kaldınız demekti. Ertesi gün Türkler seni tekrar olumlu bir şekilde görürdü.

“LÖW ÇOK ZEKİ BİRİDİR”

“Löw’un bu zihniyetle uzlaşması zor oldu mu?”

– Hayır, Löw çok zeki biridir. Tüm bu baskı içerisindeki sakinliğinden etkilendim. Türkiye’de çalıştığı o dönem ve negatif olaylarla başa çıkma şekli, kariyerinin yukarı çıkmasına çok yardımcı oldu.

“TÜRKLER LÖW’Ü ÇOK SEVDİ”

“Löw, dik başlı tavırlarıyla Türkiye’de nasıl karşılandı?”

– Her ne sebeple olursa olsun Türkler Löw’ü çok sevdi. Mecazi olarak söylüyorum; eğer bir taş atılacaksa, Löw’den başka birini seçerlerdi


“LÖW BENİ KORUMAYA ALMIŞTI”

“Peki ya sen?”

– Hayır. Ben her zaman Löw’ün arkasındaydım. Löw beni bir koruma kalkanına almıştı. Bir antrenör olarak hep arka planda kaldım. Onun kadar eleştirilere maruz kalmadım. Açıkça söylemek gerekirse; kulüp ve çevresindeki insanlar bile benim kim olduğumu bilmezdi. Bu konuda çok güzel bir anım var.

“AZİZ YILDIRIM BENİ YENİ TRANSFER SANMIŞ”

“Anlatsana…”

– Fenerbahçe’de göreve gelmemizden birkaç hafta sonra UEFA Kupası elemelerinde Göteborg ile oynayacaktık. Son antrenmanda sakatlık sorunları nedeniyle iki tam takım için yeterli oyuncumuz yoktu. 37 yaşımda olmama rağmen stoperde oynadım. Başkanımız (E.N: Aziz Yıldırım) antrenmanı izliyormuş, ‘Kim bu stoper? Bunu yeni mi aldık? Savunmada gerçekten çok iyi’ demiş. Sonra ona Löw’ün yardımcısı olduğum söylenmiş.

“BİRKAÇ YIL SONRA FENERBAHÇE’DEN ARANDIM”

“Sezon boyunca kendiniz için de bir kariyer yaptınız mı?”

– Ayrıldıktan birkaç yıl sonra Fenerbahçe’den bir idareci beni aradı. Şu anki takımın fiziksel açıdan formsuz olduğunu söyledi ve takımı tekrar fit hale getirmek için beni istedi. Bizim zamanımızda takım fitmiş. Benim o dönem kondisyon antrenörü olduğumu düşünmüş ama bu doğru değildi. Elbette bu teklifi geri çevirdim.

“LÖW TÜRKİYE’YE GERİ DÖNEBİLİR!”

“Löw, Almanya’dan ayrıldıktan sonra Türkiye’ye geri dönebilir mi?”

– Söz konusu Löw ise her şey mümkün, buna Türkiye’ye dönmek de dahil. Ancak hala ne yapacağı hakkında hiçbir fikrim yok. Bence şu an aklında Almanya’dan sonra nerede çalışacağına dair hiçbir şey yoktur, çünkü tamamen EURO 2020’ye odaklanmıştır. EURO 2020 başlamadan birkaç gün önce ona şans diledim, cevabından sonra turnuvaya motive olduğunu anladım. Jogi motive olursa cevapları normalden farklı olarak hep çok kısa olur. O andan itibaren, onunla iletişim kurmam gerekmediği sürece yalnız bırakmam gerektiğini anladım.

“BİR PARMA RAPORU YAZMIŞTIM, 10 SAYFA”

“Peki daha önceki turnuvalarda da böyle miydi?”

– Evet. Almanya için çalışıyordum. Hollanda ve Ukrayna arasında Amsterdam’da oynanan bir maçı izleyecektim. Heracles’te çalıştığım için birkaç Hollandalı oyuncuyla tanıştım. Almanya’dan da Hollanda’yı dışarıdan birliyorlardı. Zaten bu tür gözlem hareketleri öğrenmekle alakalı değildir, daha çok teyit etmek için izlenir. Zaten önceden hemen hemen her şeyi biliyorsundur. Bu yüzden Jogi’ye her şeyi kısa ve öz anlattığım raporlar yazardım. Fenerbahçe’de ise Löw’e bir Parma raporu yazmıştım, tam 10 sayfaydı!

“RAPORLARIM ŞÖYLE OLURDU…”

“Löw’e nasıl raporlar verirdiniz?”

– Tüm bilgilerin ekibimiz için ne anlama geldiğine dair bir rapor yazdım. Öncelikle rakibin güçlü ve zayıf yönlerini değil, her şeyden öte güçlü ve zayıf yönlerinin bizi nasıl etkileyeceğini yazardım.

“LÖW, YARDIMCILARINI HEP DİNLER”

“Löw yardımcılarıyla nasıl etkileşime geçerdi?”

– Löw, her zaman antrenörlerinin sözlerini dinleyen bir teknik adam. Fenerbahçe’de de öyleydi, şu anda hala öyle. Ancak tek fark, Fenerbahçe’ye göre Almanya’da uzman sayısı çok daha fazla. İş dışında, Jogi tek başına olmayı çok sever. Sabah çok erken saatlerde kalkıp koşmak en büyük hobisidir.

“ÖNEMLİ MAÇLARDAN ÖNCE ŞAKALAŞIR”

“Önemli maçlardan önce Löw nasıl biriydi?”

– Pozitiftir. Maçtan 15 dakika önce ona rahatlıkla şaka yapabilirsiniz. Bu noktada tamamen rahattır. Çünkü takımını artık hazırlamıştır ve yapacağı bir şey kalmamıştır. En azından Fenerbahçe’de, Jogi böyle biriydi.

“LÖW 6-8 HAFTA FULL MOTİVE OLUR”

“Turnuvalarda çok gergin olması nedeniyle mi Löw, sonrasında halktan tamamen kopuyor?”

– Bir turnuvada 6-8 hafta boyunca sonuna kadar motive oluyor. Bir turnuvadan sonra ‘Tamamen tükendim. Şimdi bitti ve daha fazla cevap vermek istemiyorum.’ demişti. Buna saygı duymak lazım. Göz önünde biri olsa bile halk onunla sürekli iletişimde olmamalı.

“HALK YENİ YÜZLER İSTER!”

“Bu EURO 2020 onun son turnuvası olacak. Mart ayında istifasını açıkladığında şaşırdın mı?”

– Bir süredir bu kararı verdiğini biliyordum. Şahsen, çok daha önce istifasını vermesi gerektiğini söylemiştim. Şaka yollu ‘Gitme zamanı geldi’ diyordum. Medya ve halkın yeni bir yüze, yeni sloganlara ihtiyacı vardır. Her zaman aynı şeyleri görmek, duymak istemezler.

“NELER BAŞARDIĞINI ANLAYACAKLAR!”

“Görev süresini nasıl değerlendiriyorsunuz?”

– İlk 5 turnuvasının tamamında en az yarı finale çıktı. Bu mutlak bir başarıdır! Ölümünden sonra eleştirmenler muhtemelen Alman futbolu için neler başardığını anlayacaklar. Bunu arkadaşı olduğum için söylemiyorum, şahsi düşüncemdir. Löw, Alman futbolunu başka birinin yapamayacağı şekilde değiştirdi Löw’den önce Alman Milli Takımı, kulüp futboluna dayandırdı. Löw bunu değiştirdi. Gelişmeler hep milli takım tarafından geldi.

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın