Bilal Meşe: “Sergen Yalçın farkı! Selam durun, alkışlayın”

 Bilal Meşe: “Sergen Yalçın farkı! Selam durun, alkışlayın”
Okunuyor Bilal Meşe: “Sergen Yalçın farkı! Selam durun, alkışlayın”

Milliyet yazarı Bilal Meşe, Beşiktaş’taki altyapı günlerinden bu yana tanıdığı Sergen Yalçın’ın tarihi zaferini değerlendirdi.

“İZ BIRAKANLARDAN OLACAĞINI GÖSTERDİ”

Her insan doğar, yaşar, ölür! Kimi iz bırakır arkasından, kimi unutulur gider! Sergen Yalçın iz bırakanlardan olacağını çoktan gösterdi bile… Şu an 48 yaşında; aslına bakarsanız bir insanın 100 yılda yaşayamayacağından daha fazlasını yaşadı. Tez canlıydı, kabına hiç sığmazdı. Hiç kuşkusuz Türkiye’nin gelmiş geçmiş en yetenekli futbolcularından biriydi. Çalışmakla edinilecek bir yetenek değildi bu; doğuştandı. Sihirli sol ayağı ile topa öyle bir hükmederdi ki; sanki onun kölesi! İstediği yere gönderebilirdi.

“DELİ DOLU BİR ADAMDI”

İlk lig maçını 1 Eylül 1991’de Gençlerbirliği’ne karşı oynadı. Artık taraflı tarafsız herkesin hayranlık duyduğu bir futbolcuydu. Beşiktaş’ın 2 lig, 2 Cumhurbaşkanlığı, 1 de Türkiye Kupası kazanmasında rolü vardı. Ama kabına sığmayan, deli dolu bir adamdı. Antrenmandan evine, evinden antrenmanına giden bir yapısı olmadı hiç. Fulya antrenman sahasının hemen dibinde bir de ev aldı ama insan oradan da antrenmana geç kalır mı? Zaman zaman kalırdı!

“BEŞİKTAŞLILIĞI HİÇ BİTMEDİ”

1996-97 sezonunun sonu geldiğinde Beşiktaş’taki ilk dönemi de kapandı. İstanbulspor’un yolunu tuttu. Nedeni asla alttan almamasıydı hiç bir şeyi. Beşiktaşlı bir yöneticiyle tartıştı ve çekti, gitti! Gitse de Beşiktaşlılığı hiç bitmedi!

“F.BAHÇE’DEN AYRILINCA G.SARAY’A GEÇTİ”

İstanbulspor’dan Fenerbahçe’ye kiralandı. 1999’un başında Siirt Jetpa’ya transfer oldu. Oradan yine Fenerbahçe’de kiralık gitti. Sonraki sezon da kiralıktı ama dönemin teknik direktörü Zeman’la anlaşamayıp ayrıldı. Sergen Yalçın, Fenerbahçe’den ayrılınca Galatasaray’a geçti


“4 BÜYÜKLERDE FORMA GİYEN İLK FUTBOLCU OLDU”

2000-2001 sezonunda Trabzonspor forması vardı üstünde ve 4 büyüklerde forma giyen ilk futbolcu olmuştu. Sezon sonunda ayrılıp, tekrar Galatasaray’a geçti. 2002’de ise ağır bir sakatlık geçirdi ve sezonu erken kapadı.

“100. YIL ŞAMPİYONLUĞUNDA ROLÜ İNANILMAZDI”

2002-2003 sezonunda Mircea Lucescu Beşiktaş’ın başındaydı, Sergen Yalçın da bonservisiyle birlikte doğduğu kulübe dönmüştü. Futboldan ve futbolcu karakterinden çok iyi anlayan Lucescu, Sergen’i yeteneklerine göre kullandı. Yeri geldi oynattı, yeri geldi zorlamadan oyundan aldı. Ama Beşiktaş’ın 100. yıl şampiyonluğunda rolü inanılmazdı. Hatta Galatasaray’a attığı golle şampiyonluk geldi…

“YA BAŞARACAKTI, YA DA DEFTERİ KAPATACAKTI”

Kendisine çok şeyler katan Anadolu turunun ardından Beşiktaş’ın başına geçti, 47 yaşındaydı… Kimilerine göre bu büyük bir kumardı! Ya başaracaktı ya da Beşiktaş defterini bir daha açmamak üzere kapatacaktı!

“SİZ BİZİ SONRA GÖRÜN…”

“Eyvahlar olsun, yoksa bu takım bu sene düşmemeye mi oynayacak” derken herkes; Sergen Yalçın susuyordu. “Siz bizi sonra görün” dercesine kendisini işine vermişti; halı dokur gibi futbolcuları işliyordu.

“HEPSİ ONUN ESERİ…”

“Bu Roiser de kim kardeşim; kim getirmiş bu adamı” diyenlere gösterdi Rosier’i. “Larin ne yapar ki; bir de umudu olmuş Beşiktaş’ın” diyenlere gösterdi Larin’i. “Bu Ghezzal de nereden çıktı, adı bile tuhaf” diyenlere gösterdi Ghezzal’i. “Necip’le mi gidecek bu takım” diyenlere gösterdi hemen her mevkide oynayan Necip’i. “Bitmiş” denilen Aboubakar’ı gösterdi herkese. Vida’yı, Welinton’u, güvenerek kaleyi verdiği Ersin’i ve diğerlerini… Genç Rıdvan A Milli Takıma girdiyse bu da onun eseri.

“SELAM DURUN, ALKIŞLAYIN”

Helal olsun Sergen Yalçın’a. Türkiye’nin sihirli sol ayağı, teknik direktörlükteki hünerlerini de gösteriyor. Selam durun, alkışlayın futbol dünyası; Sergen hoca bu saygıyı fazlasıyla hak ediyor…

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın